TT Arena Eziyeti

Turkiye’de son yillarda herkes her isi yapar oldu ve isin kotusu ben yaptim oldu tarzinda sonsuz bir ozguven patlamasi ortama hakim.. Nisan 2013 itibariyle yurda ilk donus askiyla TT Arena’da once 2012-2013 sampiyonlar ligindeki Galatasaray-Real Madrid macini da kapsayan 5’li kombine paketiyle tribunlere hizli bir geri donus yaptim ve bunun ertesi senesinde TT Arena Dogu blok 113 blok’da ikinci siradan 4 kombine satin alarak TT Arena izdirap serilerine hizli bir gecis yaptim.

Neden izdirap serisi olarak nitelendiriyorum burada kendimce sizlere aktarmaya calisacagim ancak oncesinde dunyanin her yerinde spor musabakalari icin yapilan mimari yapilarda kisisel kullanimda yapilan mimari hesap ve dizaynlardan cok farkli planlama ve dusunce icersinde olmaniz gerektigini vurgulamak istiyorum. Cunku bu tarz yapilar kullanildigi anda icerisinde cok kisa sure ve belirli zaman araliginda on binlerce seyirciyi barindirmak ve onlara belirli konforda hizmet saglayabilmek icin dizayn edilirken Turkiye’de toplu konut uretme projeleri ile unlu TOKI tarafindan projeler gerceklestirildiginden, milyonlarca dolari sactiktan sonra sonuc hezimet oluyor.

Kuresel ekonomi sayesinde azalan maaliyetler ile birlikte bircok spor sevdalisi dunyanin farkli yerlerinde farkli spor musabakalarina katilarak bu isin oralarda nasil yapildigini gozlemleme sansina sahip oluyor, nazichane bendeniz de 6.5 yil boyunca Avrupa’da yasama firsatini da degerlendirerek Italya, Ispanya, Almanya, Fransa, Isvicre ve diger ulkelerde farkli futbol musabakalarini yerinde gozlemleme ve bircok stadi gorme sansina sahip oldum. Bu gozlemlerim esnasinda dunyanin hicbir yerinde 55bin kisilik bir stadyumdan cikan spor severlerin toplu tasima veya aracina ulasmaya calisirken tel orguler icersinden ve iki adet merdiven vasitasi ile saatlerce izdirap cekerek cikmaya calistigini gormedim.

Dunku dunya derbisi olarak adlandirdigimiz Galatasaray-Fenerbahce musabakasinda Seyrantepe metro guzergahinin ve duraginin kapali olmasi sebebiyle 30 kusur bin adet taraftar saatlerce sizlere yukarida aktarmaya calistigim iki merdiven uzerinden toplu tasima araclarina ve sahsi araclarina ulasmak icin itis kakis bir ortamda mucadele ettiler.. Aileleri ile gelen cocuklar dehset dolu gozlerle bu kalabaligin icersinde ezilme tehlikesi ile burun buruna anne ve babalarinin ellerini korku ile tutarak dehseti gozlemlediler.. Cikis esnasinda aklimda hep bu kalabaligin icersinde bir panik aninda veya saglik problemi yasayan bir taraftar olmasi durumunda yasanacaklari hayal ederek, 2 saat suren merdiven yolculugumu tel orguler arasinda yaparken gelisen ve ilerleyen Yeni Turkiye’yi dusundum durdum…

‘Otuzuncu katta bahce olmaz dediler, ben yaptim oldu…’ – Bir reklam spotundan alintidir..

Wesley Sneijder

Görsel
Ha geldi, ha gelemedi derken son 72 saattir tum Galatasaray ve Turk Spor medyasini uykusuz birakan insan Wesley Sneijder. Twitterda ismini yazip bir arama olusturdugunuzda binlerce ilginc mesaj ile karsilasabilirsiniz. Bir yanda Chelsea, Liverpool, MUTD, Arsenal ve Tottenham taraftarinin Inter ile Galatasaray’in vardigi mutabakat karsiligindaki saskinliklari ve hayal kirikliklarini tasvir eden mesajlar, diger bir yanda kardesine ve karisina yurdum gencliginden atilan Turkiye’ye gelin mesajlari. Insan aglasin mi gulsun mu karar veremiyor.
Gelsede gelmesede bize ilginc bir haftasonu yasattigi icin surekli hatirlanacagini ve mavra konusu bu saatten sonra yadsinamaz. Rakip takim yoneticilerine bile matematik hesaplari yaptiran maaliyetinin gelmesi durumunda her firsatta tartisilacagi, takim arkadaslari ile bu sebepten yasadigi sikintilarin sikca dile getirilecegi hic suphe kaldirmaz. Kendi takim kaptanini medyada okuduklari bir cok haber isiginda yuhlayan Galatasaray taraftari Sneijder geldiginde nasil bir tepki koyar oda benim ozel merak konum. Neyse son 48 saat hep beraber yasayarak gorecegiz.. Hala gelecegine umit vermiyorum ancak olurda gelirse 35 yasina kadar Galatasaray’da basari ile top oynayarak gonullerdeki Hagi boslugumuza merhem olabilir.

Turk Futbolunda Kaos

Futbol tarihimize kara gun olarak gecen 4 Temmuz 2011 tarihinde baslayan bir dizi tutuklamalar sonucunda 8 takimin icinde bulundugu kaos ortami 31 Ocak 2012 tarihinde Mehmet Ali Aydinlar ve ekibinin istifasi ile en ust noktaya cikmis oldu. Tahmin ediyorum bugun MAA’lara kulupler birligi toplantisindan sonra 11 Temmuz’da yapmis oldugu aciklama ile ligleri bu sekilde oynatma karari dogrumuydu diye sorsak pismanligini gizlemeyecektir.

Eger o gun TFF bir karar alabilmis olsaydi bugun bu konularin uzerine bir sunger cekilmis ve onumuze bakiyor olacagimizi dusunuyorum… Ancak icinde bulundugu sartlar ve kimse ile terse dusmeme kaygisi bugun futbolumuz maalesef tarifsiz bir kaos ortamina suruklemistir. Tarih bunu hicbir zaman unutmayacak nesillerden nesillere bu ayip aktarilmaya devam edecek.

Blog at WordPress.com.

Up ↑