Ligin henuz cok basi olmasi sebebiyle kaybedenin telafi icin bolca zamani olacagi bir derbi izledik dun aksam. Galatasaray’da ortaya cikan Baskanlik secimi sebebiyle, Prandelli icin biraz daha anlamli olabilir galibiyet acisindan ancak ben sampiyonluk yolunda derbilerden cok maratonu iyi kosanin sampiyonluk ipini gogusledigine inananlardanimdir.
Maca her iki takim alisilmisa yakin kadrosu ile baslarken, Fenerbahce ve Ismail Kartal’in sakatligi olan oyunculari oynatma riskini alarak bir dizilis olusturdugunu gorduk ve nitekim bu risk macin daha baslarinda sayilabilecek bir anda Emre’nin Selcuk ile zorunlu degisimine de yol acti.. Kaleci Volkan’in sakat sakat oynamasindan oturu Ismail 3. oyuncu degisikligi hamlesini hep ileriki dakikalara tasiyarak mac boyunca kendi hamle sayisini da bir nebze olsun kisitlamis oldu.
Oyunun ilk 54 dakikasini goz onune aldigimizda statik ve saklanan bir ortasaha ile oynayan Galatasaray’a karsi Fenerbahce’nin daha uretken ve hakim futbol oynadigini soylememiz gerekli, ben rakamlar ve dizilisler uzerinden oyun analizi yapmayi cok sevmiyorum o sebeple Galatasaray su dizilis ile oynamali tarzinda bir elestri yapmak yerine ortasahada kacak oynayan veya kesicilik (tartisilir) ozelligi disinda bir ozellik saglamayan Djemaili’li bir kurgunun Galatasaray’a yarardan cok zarar getirdigine inananlardanim.. Bu kurgu icersinde Selcuk’u iyice sag kanata yakin oynamaya iterek verimini de asgariye indirdigine inaniyorum teknik adamin.
Galatasaray’in sezon basinda bedelsiz olarak biraktigi Ceyhun Gulselam akillara gelince kendi kendime uzerine para vererek Djemaili tarzinda bir topcu almanin mantigini bir turlu bulamiyorum. Ortasahada ve kanatlarda statik oynayarak Turkiye liginde ozellikle deplasman maclarinda pozisyon zenginligi yakalamasinin Galatasaray acisindan cok zor olacagi sinyallerini sezonun ilk macindan beri alirken Prandelli’nin ikinci forvet olarak Sneijder, Olcan veya Pandev’i kullanmasinin oyunu daha da statik ve duragan hale getirdigine inaniyorum.
Tribunlerdeki bir iki tespiti burada yazamadan gecemeyecegim, Veysel’in oyun formu ve yaptiklari goz onune alindiginda diri bir Sabri veya Eboue’ye haksizlik yapildigini, Djemaili’nin topla dripling yaparken surekli asagida olan kafasini gozlemleyince Hamit veya Emre Colak’in cok daha verimli olacagina tum tribun daha fazla inaniyor, ancak teknik adam israrci olduguna gore gozden kacirdigimiz noktalar olabilir umidi ile kendi kendimizi telkin etmeye bir sure daha devam edecegimiz kesin.
Bana gore macin kirilma ani Alves’in karti ve daha sonrasinda 2 metre icersinde kornerden gelen topa Kadlec’in zor olani basararak disari vurmasi. Kadlec’in pozisyonundan sonra Galatasaray’in statik ve 3 gun 3 gece oynansa dahi gol olmaz izlenimini veren oyununu Sneijder gibi buyuk ustanin muhtesem iki vurusu ile yoktan gelen bir galibiyet olarak ozetlemek cok da yanlis olmayacaktir.
Aslinda anlatilacak cok sey olabilir bu mac icin ancak Prandelli’nin 1-2 maclik yeni bir kredi acmis oldugu bu sonuc ile sonrasini izleyip gormeye ve yazmaya devam etmek daha dogru olacaktir.
Macin bana gore one cikan adamlari tabiki iki muhtesem golu ile maci Galatasaray lehine ceviren Sneijder ve Fenerbahce adina tum mac boyunca inanilmaz isler yapan Kuyt diyebiliriz.. Bu iki muhtesem adama yaklasan Gokhan, Caner ve Chedjou’yu da anmadan analizi bitirmeyelim.
Leave a comment